Küçük – Orta – Büyüklükte – İşletme = KOBİ, işte herkesin peşinde olduğu şirketler … Mesela “Büyüklükte” olan 3′üncü kelimeyi “Büyük” ile değiştirsek bakın ne oluyor Küçük – Orta – Büyük – İşletme … Böylece geriye başka bir firma türü de kalmamış oluyor.

İşte Büyüklükte kelimesinden kırmızı bölümü atabilsek herkesin olmak istediği durum ortaya çıkacak ama olmuyor işte.

Niçin herkes KOBİ’lerin peşinde, para veriyorlar, kredi veriyorlar, akıl veriyorlar … Bunun sonucunda ortada hiç KOBİ kalmasın ve hepsi Büyük şirket olsun diye mi ? Hepsi büyük olunca, KOBİ bankacılığı yerine ne bankacılığı yapılacak, TV’de yayınlanan garip bir reklamda olduğu gibi HOBİ bankacılığı mı ?

Benim çocukluğumda bu tip kelime oyunları karşısında “gıdıkla da güleyim” derdik …

KOBİ’lerin işi zor. Sen olayın en dibinden başla, tırnaklarınla kazıyarak büyü, karşına her seferinde bir engel ve öğrenmen gereken bir konu çıksın … Uğraş, bıkma, bir daha öğren … Ve sonunda !

Bir gün yönetemeyeceğin büyüklüğe ulaş. Sana desinler ki artık profesyonelleşmenin zamanı geldi. Sen de evet evet şeklinde başını salla ama nedir ki bu profesyonelleşme !

Yıllarca uğraşıp yoktan var ettiğin bu şirketi şimdi başkaları mı yönetecek. Niçin ? Aile şirketi olmanın nesi kötü ? Başkaları senden daha mı iyi yönetecek, her taşın altını, her kablonun nereden geçtiğini senden daha mı iyi bilecek bu profesyoneller !

Attila (iki adet “t” hatalı olarak yazılmadı) demiş ki “ya bir yol bulacağız ya da bir yol açacağız”, bu seni bugüne kadar getiren bakış açısı değil miydi. İşte şimdi bir kez daha gerekiyor.

Şimdi bütün bildiklerinin bir basamak olduğunu düşün ve üstüne basıp yüksel. Şimdiye kadar zevk alarak uğraştığın konuları senden daha iyi yapamayacak bile olsalar başkalarına bırak ama “topun yere düşmemesi için tedbirlerini al”, ufkunu genişlet (önerim : Bir akşam üstü arkanızı şehre dönün ve denizi seyredin, oturduğunuz yerden binalar falan gözükmüyorsa daha iyi, bu şekilde bir süre durun, güneş batsın, yıldızlar çıksın ve şimdi hem gökyüzünü hem de denizi seyredin … ne kadar büyük değil mi ! ya senin şirketin !), etrafında bulunan insanların gelişmesine yardım et, onlara insiyatif ver, daha fazla “iyi adam” bul. Bırak onlar senin gözün ve kulağın olsun ama sakın ağzını hemen teslim etme.

Bu dönem senin için “alacakaranlık”, yani her şey olabilir. İnsanların en çok uykuya daldıkları saatler bunlar. Çeneni sık, duyacağın acı uyumana engel olacaktır. Uyursan sana bütçe, satış tahminleri, ar-ge destekleri ile büyüme senaryoları, finansal getiriler, bir yığın rakkam, bol hürmet, senin için yaratılan bir konfor zonu sunabilirler. Aslında bunları sunmaya çalışan insanlar kötü niyetle bunu yapmıyor ama sonu hiç iyi olmayabilir. Niçin yapıyorlar peki ? Çünkü bu onlar için de bir alacakaranlık, onlar da tam olarak ne yapılması gerektiğini bilmiyor.

Duygularına güven, ipleri bırakma ama insiyatif vermeye ve insan yetiştirmeye devam et, onların arkasında olduğunu, hata bile yapsalar ileriye bakmaları gerektiğini anlat onlara (ve uygula). Bir süre sonra bazılarının senden bile becerikli olduğunu göreceksin. Beceri yetermi ? Bence hayır, buna “adil olmak” eklenmeli. İşini teslim edeceğin kişiler “keskin önsezilere”, “adalet duygusuna” ve “hesap yapabilme” yeteneklerine sahip olmalıdır. Eğer bu tür insanlara ulaşamıyor isen sen de yanındakilerin yapabileceği kadar karışık iş yap, ötesine gitme.

KOBİ olarak kalmak kötü mü, bence değil. Büyümek kötü mü, o da değil ama büyüyünce yönetebilme sorunu ile karşılaşacaksınız. Bu yüzden şimdiden insanlarınızı ve iş düzeninizi kurmaya çalışın, doğrusal gelişme ve operasyonel mükemmellik metodlarının dışında doğrusal olmayan (zıplayarak konum değiştirme) bakış açısını kazanmak için etrafını dinle, aklını zorla.

İhtiyar köpeğe yeni numara öğretmek imkansız derler. Doğru ama “yıldız” olmak istiyorsan öğreneceksin, uzman olman gerekmiyor ama bilmen ve vizyonu senden sonrakilere taşıman gerekiyor.

Ben de bu “ihtiyar köpek” konumuna doğru hızla yaklaşan birisiyim, yılların arkadan itmesi ile olacak herhalde her gün daha hızlandığımı hissediyorum ama benim büyümek gibi bir hedefim yok.

Sizin var ise bunu anlayışla karşılarım.

Bir konuşmanın içinde hangisi sizi heyecanlandırabilir …

Niçin mi … Yoksa Nasıl mı ?

Ekonomi, siyaset veya sosyal içerikli programları her ne kadar iki senedir seyretmiyor olsamda rastlıyorum. Benim kulağıma daha çok “Niçin” geliyor … Sebzelerden, bitkilerden bahseden şahısların programlarına rastlıyorum bunlarda ise hem Niçin hem Nasıl var … Bir de yabancı kanallarda yemek programları var … onlar komple “Nasıl” ve bence çok seyredeni var.

Geçen gün TEB Kobi TV sitesine bakıyordum, bazı videolar seyrettim (bence TEB iyi bir iş yapıyor). Uzmanlar ile konuşuyorlar, yine hep kulağıma “Niçin” veya “Belirsizlik” geldi.

Uzman birisi KOBİ’lere yapmaları gerekeni anlatıyor … sonuçta 3 tavsiyesi var

1. KOBİ’ler dünya düzenini iyi okumalılar

2. Kalite ve bilgisayar alt yapısına önem vermeliler

3. Pazarlama konusunda kendilerini geliştirmeliler

Aslında benim de eklemek istediğim bir şey var : “Çok para kazanmalı ve daha çok yatırım yapmalılar” … “NASIL” yapacakları beni ilgilendirmediği için gönlüm rahat

İnsanın aklına sorular geliyor, KOBİ dünya düzenini NASIL iyi okuyabilir, ne yapması gerekiyor, hangi adımları atacak, kim atacak, nereden başlayacak … Siz okudu iseniz söyleyebilirmisiniz ne okudunuz !

KOBİ, pazarlama konusunda kendisini NASIL geliştirecek, eylem planı ne olacak, NASIL araştıracak, NASIL uygulayacak …..

Kalite konusuna önem vermek ne demek acaba ? Ben etrafta böyle sorular sorunca bazen suratıma pek de yaşıma uygun olmayan bakışlar yansıyor… Kendime göre benim en büyük yeteneğim bu halbuki … ANLAMAMAK … Ya da ben bunu yetenek gibi görüp kendimi aldatıyorum ! Neyse bunun için çok geç, bundan sonra düzelmesem de olur.

Ne yapınca “kalite konusuna önem vermiş olunacak” … Meslek hayatımda çok tarifini, çok uygulamasını gördüm. KOBİ hangisini yaparsa rekabeti arkasında bırakacak yoksa sadece bir yaşam savaşı mı veriyor, yoksa rekabeti arkasında bırakma şansı yok mu ?

Bilgisayar alt yapısına önem vermek web sitesi yapmak mı ? ERP kullanmak mı ? Üretimden veri toplamak mı ? Hepsi birden mi ? Bir KOBİ sahibine “bilgisayar alt yapına önem ver” dersek acaba o ne anlayacak ?

Karışık konular bunlar.

Bu arada benim “niçinler” ile bir işim olmadığına karar verdim, kısacası niçin ise niçin şimdi ne yapacağız kısmı ile ilgileniyorum.

Şimdi buradan Cengiz Pak 5 Why sorgusuna karşı sonucu çıkartmayın. Sakın kök sebep bulmak ile ilgilenmiyorum diye düşünmeyin. Sadece konuyu bilmeyen insanların bilmedikleri konu hakkında laf salatası yapmalarını dinlemek istemiyorum (dikkat ! onlar konuşabilir ancak beni ilgilendirmemesi veya bana ulaşmaması için gerekenleri yapıyorum, demokrasi böyle bir şey) hepsi bu …

Soru :

Merhabalar, ERP programı ile CRM modülünü beraber mi çalıştırsak ya da programdan farklı olarak Microsoft Dynamics CRM ya da faklı bir uıygulama mı tercih etmeliyiz. Bu konuda önerebileceğiniz uygulamalar nelerdir. Teşekkür ederim.

Sinan Balcı

Cevap :

ERP ve CRM bir arada mı olmalı, ayrı ayrı olsalar daha mı iyi olur ?

Bu soruya 2 farklı ve zıt cevap verip her ikisini de savunmak mümkün … Ancak üretim yapan ve ürünlerini son tüketiciye satmayan (web sitenize bakarak bu sonuca vardım, umarım doğrudur) şirketler için önerim CRM konusundan ne beklediklerini tanımlayıp eğer bu ihtiyaçlarını kullanmakta oldukları ERP içinde karşılayabiliyorlar ise başka yazılımlara pek bakmamaları olacak. Aksi halde önlerinde uzun bir entegrasyon, bilgi aktarma ve senkronizasyon dönemi açılır.

Niçin böyle düşündüğümü açıklayayım :

- Müşteri bilgileriniz, kontaktlar zaten ERP içinde mevcut

- Bakiye bilgisi, geçmiş ticaret bilgisi, siparişler ERP içinde mevcut

- Teklifler için stok kodları, ürün ağaçları, fiyatlar ERP içinde mevcut

- Teklifler siparişe döner ise bunu ERP içinde yapmak daha kolay

- Geriye bir miktar görüşme izleyebilme, görevlendirme, kampanya düzenleme, potansiyel takibi kalıyor … Eğer bunlar ERP’nizin içinde bulunan CRM tarafından karşılanıyor ve kullanımı çok zor değilse mesele kalmıyor.

Diğer yandan son tüketici veya geniş bir bayi ağı ile uğraşan bir şirket olsaydınız odak noktanız elbette farklı olacak, satış ön plana çıkacak ve elinizde bulunan yazılım size daha fazla sattıramıyor ise o zaman alternatifler arayacaktınız.

Diğer bir konu ise büyüklük, örneğin 100 kişilik bir satış ekibiniz olsa onların haberleşme ihtiyaçları bile tercihinizi değiştirebilir, büyük çaplı bir CRM yazılımına yönlenmeniz gerekebilirdi.

Bu günlerde bir biri ile konuşamayan yazılımlar ile uğraşmak için ya çok çaresiz kalmış olmak lazım ya entegrasyon ile uğraşacak ekip sahibi ya da entegrasyon olmayacağını kabul etmek. Diğer türlü çok iyi bir netice alınabileceğini düşünmüyorum.

Sorunuz ve katkınız için teşekkür ederim.

Türkiye’nin KOBİ’leri ERP Projelerini Sorguluyor Soru – Cevap Çalışması / Cengiz Pak

Sizin de bir sorunuz var ise siteye üye olduktan sonra gönderebilirsiniz, soru formu için tıklayınız >>>

Soru :

Merhaba Cengiz Bey,
Biz proje bazlı çalışan bir firmayız. Üzerinde çalıştığımız ürünler için sürekli yeni resimler çizip, güncelliyoruz. Satın aldığımız ve kendi ürettiğimiz parçaları bir üst kompleye monte ediyoruz. Bizim sorunumuz hangi üst komplede hangi güncel parçanın kullanıldığı. Yani aynı parçanın birden çok güncellemesi varsa, hem depoda bunun fiziksel takibi, hem de ERP programı üzerinden takip konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Bu sorun için nasıl bir yöntem izlemeliyiz?

Cevap:

Bu ihtiyacın karşılanabilmesi için önce neyin gerektiğini belirleyelim.

Bir parçayı montaj için verirken hangi revizyon olduğunu bilmek ve ortaya çıkan komplenin ya iş emri sistemi içinde ya da seri numaralı stok düzeni içinde izlenebilir olmasını sağlamak.

Önce bir parçanın farklı revizyonlarının bir birinden nasıl ayrılabileceğine bakalım. Bunun aslen 2 yolu vardır.

1. Stok kodlarının farklı olması

2. Stok kodlarının aynı ama bir alt ayraç ile (parti / lot / varyant) ayrılıyor olması.

Stok kodları ile revizyonları takip etmek çok sayıda kod ve ürün ağacı tanımına yol açacaktır. Kendi imalatımız olan bir parçanın stok kodu ABC-001-R01 olsun. Son kısımda bulunan R01′in parçanın revizyon kodu olduğunu varsayalım. Bu durumda her revizyonda bu kod ilerlecek ve R02, R03 şeklinde oluşacak.

Bu yaklaşımın problemlerine bakalım …

Parçanın stok kodu sürekli değişiyor ve “komple” parçanın ürün ağacının değişikliği gerekiyor. Bunu aşabilmek için revizyon tanımlamasını kod dışına alabilirsiniz.  Dolayısı ile bu bilgiyi parti / lot gibi çalışan bir alan ile takip edebilmeyi sağlamak daha iyi olacaktır. Bilginin taşınması ise ürün  – iş emri – ortaya çıkan ürünün kaynak revizyon numarasını alması şeklinde düşünülebilir (bu akış yazılımın yeteneklerine göre belirlenmeli).

Ancak “eğer revizyon değişimi” parçanın kendi ürün ağacını değiştiriyor ise bu durumda yazılımın yeteneklerine göre iki yol izlenebilir, bunlar kod değişikliği veya revizyonu takip edebilen ürün ağacı sistemi olabilir.

Şimdi gelelim ortaya çıkan komple konusuna …

Salı sabahı ortaya çıkan komple ile öğleden sonra ortaya çıkan aynı komple içinde farklı iki revizyon olabilir diye düşünürsek o zaman bunlarında mı kodları farklı olacak ? Bu arada neyin komple olduğu relatif bir konudur ancak belli ki bir ürünün içine doğru gidiyoruz. Herhalde olmasını kimse planlamaz ve istemez … Demek ki bizim öncelikle yapılanı tek tek anlayabileceğimiz seri numaralı bir düzenimiz olmalı. Dikkat ederseniz ilk bölümde kod veya ayraç olabilir diye düşünürken şimdi bir anda durum netleşti.

“Yapılan her kompleyi tek tek tanıyan bir sistem olmalı” cümlesi şimdi bize daha doğru gözüküyor. Bu nasıl yapılabilir elbette ya iş emri sisteminin yetenekleri ya da stok sisteminin yetenekleri ile (veya her ikisi). Buna seri numaralı tanımlama diyelim.

Şimdi de hem parçaların hem de komple dediğimiz montajlı grupların depo içinde nasıl ayrı ayrı durabileceğine … Bu elbette fiziksel bir sorun yaratacak çünkü aynı parça bile olsalar ayrı ayrı durmaları gerekiyor. Çünkü aksi halde hiç kimse “hangi revizyonu verdiğini” söyleyemez. Bence küçük parçalar ayrı kasalar içinde saklanırken büyük parçaların üstelerine seri numaralı etiketler yerleştirilebilir.

Bu arada kasalar FIFO kullanımını teşvik edici biçimde yerleştirilmeli elbette (eğimli raf, sıra içinde yerleştirme).

İlk başta yazdığım cümleyi tekrar etmek istiyorum :

Bir parçayı montaj için verirken hangi revizyon olduğunu bilmek ve ortaya çıkan komplenin ya iş emri sistemi içinde ya da seri numaralı stok düzeni içinde izlenebilir olmasını sağlamak.

Muhtemelen soruyu soran arkadaşım yukarıda yazılanları kısmen veya tamamen düşündü, belki kendi şirketini çözüme ikna edemedi. Bu sadece bir tahmin ama bu konuda da bir iki cümle söylemek istiyorum.

Şirketler bazen sadece program alıp kendi iş ortamlarını, iş yapma biçimlerini değiştirmeden sonuç almak istiyorlar, buna sıkça rastlıyorum. Bu yaklaşım pek verimli neticeler yaratmıyor maalesef. Keşke sadece ERP programı alıp iş problemleri çözülebilseydi şimdi “hepsi aynı şekilde çalışan” şirketler topluluğu elde edilmiş olurdu.

Sorunuz ve katkınız için teşekkür ederim.

Türkiye’nin KOBİ’leri ERP Projelerini Sorguluyor Soru – Cevap Çalışması / Cengiz Pak

Sizin de bir sorunuz var ise siteye üye olduktan sonra gönderebilirsiniz, soru formu için tıklayınız >>>

Soru :
Cengiz Bey, merhaba.

Aslında daha önceki sorulara vermiş olduğunuz cevapların içinde bir miktar cevaplar var. Siparişe göre üretim yapan bir işletmeyiz, 1 yıldır bir erp programının adaptasyonu yapılmaya çalışılmakta, fakat hala istemiş olduğumuz; iş emri bazında maliyetlendirme(fiili-olması gereken karşılaştırması) ve malzeme hareketlerinin ve üretimin etkin takibi beklentilerimizi karşılayacak verileri elde edebilmiş değiliz. Bu konuda işe nerden başlamalı ve hangi konularda ısrarcı olunmalı, bir yön çizebilir misiniz?

Teşekkürler,iyi çalışmalar.

Cevap :

Sipariş üzerine üretim yapmayı en azından ikiye ayırabiliriz belki 2,5 olsa daha iyi bile olabilir.

1. Hiç olmayan bir ürünü yapmak

2. Tarifi, reçetesi (ürün ağacı) hazır olan bir ürünü sipariş alınca üretmek

2,5. Tarifinde müşteriye göre değişkenlik olan ürünleri sipariş üzerine üretmek.

Bu sorudan bir önceki soruyu soran arkadaşımın ortamı “1″ numaralı seçeneğe yakındı (herkes bu seçeneklerin bir karışımıdır onun için bir dizi farklı yaklaşım aynı şirket içinde de olabilir) anladığım kadarı ile siz bazen 1 ancak daha çok 2 ve 2,5 arasındasınız (web sitenize bakarak bu sonuca vardım).

Şimdi bir ERP uygulamasını bir miktar parçalarına ayıralım …

Ürün ağacını tanımlayabildikten sonra sipariş üzerine / stok üzerine konusu kalmaz !

Ürüne ait malzeme ve rota bilgisini tanımlayabilmiş olsanız gerisi gelecektir. İşte bu yüzden kapsamlı bir çözüm için bu aşamanın nasıl çözümleneceği belirgin olmalıdır. Planlama veya benzer bir bölümün satışın arkasından yetişmeye çalışarak sürdürülmek istenen bir sistemin bir süre sonra dağılması kaçınılmazdır. Dağılınca ne olur ? Bir şey olmaz, eski ve bilinen yöntemlere geri dönülür.

Stok sisteminizin kayıt doğruluğu

Şirketinizi Hammadde – Üretim – Mamul olmak üzere 3 parçaya ayıralım . Bunların ilkinde ve üçüncüsünde stok kayıt doğruluğunuz % 95 olmalı, üretiminiz ne kadar karışık olursa olsun bu başarılabilecek bir hedeftir. Eğer şirketiniz bu durumda değil ise bunun sebebi ERP’den çok iş yapma alışkanlıklarınızın içinde aramanız gerekir. Zaten böyle bir sonuç için ERP’den çok iyi bir stok yazılımına ihtiyaç vardır … Eğer sorunun kaynağı ERP dediğiniz yazılıma uzanıyor ise imkansız bir maceranın içinde olabilirsiniz.

Niçin üretim alanında kayıt doğruluğu zor … Çünkü onun için gereken doğrulukta ürün ağaçlarına ihtiyacınız olacak. Eğer tanmlarınız gerçeği göstermiyor ise bunun için çalışmalısınız. İşte 2,5 burada ortaya çıkabilir. Eğer müşteriniz sipariş esnasında opsiyonel isteklere giriyor ve sizin kodlama hızınız buna yetişmiyor ise “konfigüratör” veya “akıllı bir tanımlama” düzeneği işinizi kolaylaştırabilir. Sipariş esnasında bazı parametrelere göre ürün ağacı yaratmak ve iş emrini bununla açmak gibi de düşünebilirsiniz.

Planlanan – Gerçekleşen

Elinizde tutarlı ürün tanımı (malzeme ve rota) var ise geriye gerçekleşeni ölçmek ve kıyaslamak kalır. Sisteminiz gerçekleşeni ölçmeye uygun mu ?

John isimli operatör 453 nolu iş emrinin “Yapıştırma” aşamasında “3 saat” içinde “a,b,c sebepleri ile 29 dakika” durup geriye kalan zaman içinde 3420 adet üretmiştir, bu arada 45 adet bozuk ürün çıkmıştır bilgisini yazabilecek ortamınız var ise mesele yok … ölçebilirsiniz.

Diğer yandan planlanan malzeme – gerçekleşen malzeme kıyaslaması bundan daha güç olabilir, malzeme çıkışı ile iş emri entegrasyonu düşünüldüğünden daha güç bir konudur ve her malzeme için çalıştırılamaz (üretime toplu çıkan malzemeler için) … Demek ki hedeflenen hassasiyete bir yerde dur denmelidir.

Üretimin takibi

Üretimin takibi nedir ve bunun için klasik ERP’ler ne yapar ? Üretimi aşamalara bölerler sonra bunlara birer kod verirler sonra bu kodlara yarı mamul derler ve bir bakmışsınız ki bütün operasyonların birer stok kodu olmuş. Sonrası biraz zor, kim bu kadar çok kayıt yapacak ?

Demek ki izlemenin başka bir yolu bulunacak. Neyin izleneceği ise çok belli, elbette operasyonlar izlenecek. Bu zaten bütün fabrikalarda izlenir mesele sistemi buna uygun hale getirmektir.

Nereden başlamalı

4 seçenek var ?

Baştan

Sondan

Her yerden birden

Herhangi bir yerden

Finansal uygulamaları bir kenara bırakırsak ve yolunda olduğunu varsayar ise geriye lojistik, üretim, mühendislik, iş akış uygulamaları kalır.

Baştan başlamak demek bütün tanımları yaptıktan sonra kullanımın başlaması demek, en doğru yollardan biri olmasına rağmen büyük enerji ve sabır ister.

Sondan başlamak isteyenlere önerim operasyon izleme veya barkod otomasyonu diyebilirim. Bu sayede mecburen bazı tanımlar yerine oturacaktır.

Her yerde birden için tecrübeli olmak gerekir, resmin son halini bilenlerin yapabileceği bir yol. Aynı zamanda yazılımın yeteneklerini hem bilmek hem de tıkanıklıkların kolayca aşılabilmesini temin etmek gerekir.

Herhangi bir yerden yöntemini “en uygun yerden” olarak okursanız meseleyi çözebilirsiniz. Örneğin stok tanımlarımı yapar ve satınalma ile entegrasyonumu tamamlarım, ürün satış sistemimi kurarım, barkod uygulaması var ise onu da kurarım. Üretimin içine girerken eğer ağaçları oluşturmak zor değil ise mesele yok eğer güç bir aşama ise önce operasyon izlemek ile işe başlar veri tabanımı oluştururum. Aslında bu yolun şekli elinizde bulunan hazır bilginin kalitesi ve firmanın hedefleridir. Bu yaklaşım 3 ay ile 1 yıl arasında netice verir.

Bir çok ERP projesi tanımlanırken “mükemmel tanımla – uygula” yaklaşımı benimsenir ama bunun bir alternatifi de var “uygula – tanımları mükemmelleştir” … Hangisi sizin için uygun ise …

Sorunuz ve katkınız için teşekkür ederim.

Türkiye’nin KOBİ’leri ERP Projelerini Sorguluyor Soru – Cevap Çalışması / Cengiz Pak

Sizin de bir sorunuz var ise siteye üye olduktan sonra gönderebilirsiniz, soru formu için tıklayınız >>>

Soru :
Merhabalar Cengiz Bey;
Firmada altıncı ayım ve henüz ERP konusunda hiç bir ilerleme kaydedemedim ve firmadaki tek işim bu. Benden önce de sistemi entegrasyon konusunda 3 arkadaş görev almış. Projenin şu ana kadarki süresi 2 sene 4 ay.
Soru 1)Sizce bu firmada ERP sistemi çalışır mı? Sorunun ERP’nin markasında olmadığını kafalarda olduğunu düşünüyorum.
Soru 2)Siparişe göre üretimin tanımına en çok uyan sistemde ERP’nin nasıl işletileceği konusunda bilgi verir misiniz? Bizde bir ürün bir defa üretilir ve biter bir daha o ürünü hatırlamayız bile müşterinin tasarladığı ürünü bir sipariş için üretiriz. Yani sipariş adedi 100 iken 101 üretsek fazla ürettiğimiz 1 elimizde kalır. Bu durumda her siparişte yeni ürün, yeni maliyet analizi, hatta yeni hammadde kartı açmak gerekmektedir. Çoğunlukla yapacağımız işlemleri bile tam olarak tahmin edemiyoruz. Sizce bu üretim için ERP kullanmak mantıklı mıdır?
Şimdiden Teşekkür Ederim.

Cevap

Bu soruların çok kişinin aklından geçtiğini biliyorum onun için arkadaşıma teşekkür ederim. Ben düşüncemi sondan başa açıklamak istiyorum.

Sipariş üzerine üretimi biraz açalım … Yukarıda okuduğunuz gibi “aynı şeyi bir daha üretemeyen” ve “aynı şeyi müşteri sipari ettikçe üreten”. Peki stoğa üretim ne oluyor … o da “aynı şeyleri müşteriden sipariş almadan, alacak diye üreten” olmuş oluyor.

Arkadaşımızın durumu bunların arasında en güç olanı. Diğer yandan “proje üretimi” diye de isimlendirilebilir veya ETO – Engineering To Order ismi kullanılabilir. Kısacası müşteriniz size hiç yapmadığınız bir şeyi sipariş ediyor – siz onu yapıyorsunuz – bir daha tekrarı ise tamamen tesadüf.

Şimdi bir adım geriye gidelim ve bu durumun bir ERP yazılım içindeki yansımalarına bakalım. Ürün tanımlanacak, ağacı tanımlanacak, prosesler tanımlanacak vs … Peki ya işimiz 24 saat içinde bitecek ise ? Veya “kısa süre içinde bitecek ise !” kim bu tanımlar için vakit kaybedecek ve sonuç ne işe yarayacak.

Dolayısı ile bir “toplam teslim süresi konusu var”. Kısa ise işi planlamak değil ama izlemek yolu bence en mantıklısı, uzun ise “önceden planlamak” yolu geçerli olabilir.

ERP kullanmanın amacı ne, bu firma 3 yıl önce niçin bir ERP yazılımı almaya karar vermiş olabilir ? Bu sorunun cevabını bilmiyorum ama tahmin şansımı denemek isterim, işte varsayımlarım …

- Müşteri teslimatlarında sorun yaşandığı ve ERP’nin bu işi çözebileceği düşünüldüğü için

- Maliyetleri bilemiyoruz, ERP olsaydı bilirdik

- Üretimi izleyemiyoruz, ERP olsa izlerdik

Ancak şirketin üretim sürecinin o işi planlama veya düzenleme için boşluk bırakmadığını düşünüyorum. Bunu aşabilmenin yolu mühendislik ve tasarım amaçlı kullanılan yazılımlar ile ERP arasında sorunsuz bir entegrasyon kurmak olabilir (eğer mümkün ise). Bu entegrasyondan beklenti ise kodların, ağaçların ve iş emirlerine esas bütün bilginin tasarım aşamasında üretilerek ERP sistemine gönderilebilmesini sağlamak. Ancak bu sayede tasarım bittiğinde ortaya takip edilebilecek, kıyaslanabilecek, belki planlanabilecek bir süreç ortaya çıkabilecektir. Bundan sonrası ise kullanılan ERP’nin kendi yeteneklerine kalmış olacak.

Peki bu mümkün değil ise … o zaman ERP kaçanları kovalamaya yarayacaktır. Kısacası olanı biteni yazmaya, biriktirmeye. Bu durumda “olması gereken” bilgisi elinizde olmayacağı için planlama veya kıyaslama yapamaz olacaksınız ama “olanı kayıt altına alabileceksiniz”. İş emrinin gerçekleşen maliyeti çıkabilecek ama olması gerekeni bilmiyor olacaksınız. Bence bu da hiç fena bir sonuç değil.

Şimdi bu durumu bir yöneticiye böyle anlatırsanız size o zaman bu ERP’yi niye aldık diye size sorabilir. Bence bu serzenişe gerek yok çünkü firmaların kendi iş ortamlarını düzenlemeleri, yeniden düşünmeleri, süreçlerini gözden geçirmeleri gerekirken bütün bunları bir yazılımından beklemek ve olmayacağını anlamak bile çok faydalı bir bilgidir.

Artık sadece bir ERP yazılımı alarak şirketlerin düzenlenmesini sağlamak bence mümkün değil. ERP içe dönük tasarlanmış bir sistematik sunar ama şirketler giderek dışa dönük bir pozisyon alıyorlar. Bu ise bir çok iş yapma yöntemini anlamayı, farklı iş birimlerinin entegrasyonu için yatırım yapmaları gerektiğini ortaya çıkartıyor.

Sorunuz ve katkınız için teşekkür ederim.

Türkiye’nin KOBİ’leri ERP Projelerini Sorguluyor Soru – Cevap Çalışması / Cengiz Pak

Sizin de bir sorunuz var ise siteye üye olduktan sonra gönderebilirsiniz, soru formu için tıklayınız >>>

Soru
1-Faaliyet tabanlı maliyet sistemi için düzenli veri akışı nasıl sağlanır?
2-Veriler oluştuktan sonra sisteme girildiğinde sizin haberiniz olmasa bile o bilgi nasıl güncellenip sisteme entegre edilir?

Cevap :

Faaliyet Tabanlı Maliyet (Activity Based Cost) ürünler ile masraflar arasında miktar / hacim eksenli dağıtım anahtarlarının dışında, konularına göre ayrılmış anahtar veya masraf taşıyıcısı kullanmak anlamına gelmektedir.

Klasik bir masraf dağıtımında biriken / yapılan masraflar operasyon süresi, miktar, işçilik süresi gibi anahtarlar ile dağıtılırken Faaliyet Tabanlı düzende masrafları gruplandırma ve her grubu kendisi ile ürün arasında daha adil dağıtıma imkan verecek bir anahtar (taşıyıcı) bularak işlem yapılmaktadır.

Örneğin tanıtım masrafları ciro ile orantılanarak dağıtılırken bakım-onarım masraflarının duruş süreleri ile tezgahlara, oradan da operasyon süresine göre (orada işlem görenlere) ürünlere dağıtılması planlanabilir.

Firmanın kurduğu masraf modeline ve yazılımın kabiliyetine göre bu işlemler tamamen otomatik olabileceği gibi yarı manuel – yarı otomatik çalışıyor olabilir. Genellikle ilk aşamada yer alan dağıtımlar manual ürünlere dağıtım yazılımlar tarafından yapılmaktadır. Ancak Faaliyet Tabanlı çalışacak şekilde tasarlanmış bir sistemde paylaştırma – dağıtım şablonları kurulduktan sonra yapılan her masraf otomatik olarak kendisi için tanımlanmış havuz hesaplarına aktarılıyor olabilir, son aşama ise yine önceden belirlenmiş anahtarlar ile ürünlerin üzerine aktarılmasıdır.

Sorunuz ve katkınız için teşekkür ederim.

Türkiye’nin KOBİ’leri ERP Projelerini Sorguluyor Soru – Cevap Çalışması / Cengiz Pak

Sizin de bir sorunuz var ise siteye üye olduktan sonra gönderebilirsiniz, soru formu için tıklayınız >>>

Soru :
Cengiz Abi Selam.
ERP beyaz yakalı adam  sayısını azaltırmı? Azaltılırsa ben neden azaltamıyorum ?  :)

Kolaylıklar
Mesut

Cevap :

ERP kullanımı, tekrarları, elektronik tablo kullanımını, rapor alabilme süresini azaltacağı için beyaz yakalıların mevcut sistem içinde yaptıkları bu tür işlere ayırdıkları zamanı azaltacaktır. Genel olarak şirketin iş hacminin artması ile beyaz yakalı artışı arasında bulunan ilişki ERP sistemi ile beraber bir miktar zayıflar, aynı kadro ile daha büyük iş hacimleri karşılanabilir ama bir şart ile …

ERP sistemi ile beraber “ek karışıklar” yaratılmıyor ise .

Eskiden bu tür yazılımlar satın alındığında çalışanlar arasında “işini kaybetme” gerilimi yaşanırdı. Hem ülkemizde hem de dünyada son 10 yılın içinde yaşanan krizler dolayısı ile kadrolar azaldığı için ERP’ye yapacak bir şey kalmadı, hatta eleman sayısında artışa bile sebep olabiliyor. Ancak uzun vade içinde ya nisbi bir azalma ya da artan iş hacmine karşılık “arka ofis” çalışanlarında bir artışa yol açmaması düşünülebilir.

İnsan sayısının azaltılması ile ERP arasında ilişki olduğu kadar şirket iş süreçlerinin tasarımı arasında da ilişki vardır. Süreçleri kısaltıp, sadeleştirerek yine uzun vade içinde bazı azalmalar veya artışı engellemek sonuçları elde edilebilir.

Sorunuz ve katkınız için teşekkür ederim.

Türkiye’nin KOBİ’leri ERP Projelerini Sorguluyor Soru – Cevap Çalışması / Cengiz Pak

Sizin de bir sorunuz var ise siteye üye olduktan sonra gönderebilirsiniz, soru formu için tıklayınız >>>


Soru :

MERHABA,
PLASTİK DETERJAN ŞİŞE İMALATI YAPIYORUZ. TÜM SÜREÇLERİMİZİ KAPSAYACAK ŞEKİLDE BİR PROGRAM DÜŞÜNÜYORUZ.(MUHASEBE DAHİL)
XYZ PROGRAMI İYİ MİDİR?
TEŞEKKÜRLER

Cevap :

Bu soruya cevap veremem. Çünkü yazılımı seçmek firma çalışanlarının işi. Diğer yandan bir yazılım bazısına göre iyi bir başkasına göre yetersiz olabilir. Bu konuda kararınızı verirken beklentileriniz ile yazılımın size önerebildiklerine bakmalısınız.

Sorunuz ve katkınız için teşekkür ederim.

Türkiye’nin KOBİ’leri ERP Projelerini Sorguluyor Soru – Cevap Çalışması / Cengiz Pak

Sizin de bir sorunuz var ise siteye üye olduktan sonra gönderebilirsiniz, soru formu için tıklayınız >>>


Tags: , ,

Soru

Biz özellikle savunma sanayii için çalışan endüstriyel elektronik kart tasarımı yapan bir kobiyiz. Müşterilerimizden olan xxx ERP/MRP çalışmalarımız olup olmadığını soruyor. 6 kişiyiz şirketimizde, ISO9001 sertifikalıyız ama nereden başlayacağımızı tam olarak bilemedim. Ya da gerek var mı böyle bir sisteme ona da karar veremedim. Düşüncelerinizi almak isterim. Teşekkür ederim.

Cevap

Büyük müşteriler artık çalıştıkları tedarikçilere onların büyüklüklerine bakmadan bu soruyu standart olarak soruyor, artık oyunun kuralı tedarik zincirinizin içinde zayıf halka olmamak.

Az sayıda kişinin bulunduğu şirketlerde kapsamlı bir uygulamaya ne imkan ne de ihtiyaç vardır ancak bir düzenin olması gerekir. Örneğin bugün cafeler de bile menüler ve içerikleri kayıt ediliyor, maliyet çıkartılıyor. Artık şirketin küçüklüğünden çok içinde bulunduğunuz endüstrinin kuralları ne yapmanız gerektiğini belirliyor.

Örneğin geriye izleme, malzeme kullanımında FIFO, seri numarası takip etme gibi ihtiyaçlar var ise malzeme planlama ve stoklarınızı izleme açısından ufak bir uygulamayı hayata geçirmeniz size de fayda sağlayacaktır.

Eğer ürünleriniz standart ve tekrar tekrar yapılıyor ise ürün ağaçlarını kolaylıkla hazırlayabilir, değişimleri “iş emri” içinden izleyebilirsiniz. Geriye izleme ihtiyacı var ise yazılımınızın seri / lot takibi yapabiliyor olması gerekecektir.

Sorunuz ve katkınız için teşekkür ederim.

Türkiye’nin KOBİ’leri ERP Projelerini Sorguluyor Soru – Cevap Çalışması / Cengiz Pak

Sizin de bir sorunuz var ise siteye üye olduktan sonra gönderebilirsiniz, soru formu için tıklayınız >>>

ERP Projesi yapmak isteyen veya yapmakta olan KOBİ’ler veya bu konuda çalışmakta olan kişiler, öğrenciler bu formu kullanarak Haziran – Temmuz aylarında bana istedikleri 2 soruyu sorabilecekler, ancak önce üye olmalısınız (üye iseniz tekrar üye olmanıza gerek yok). Soru ve cevapları web sitemde “ERP Proje Soruları” kategorisinde yayınlayacağım. Bu sayede aynı veya benzer soruyu aklından geçirmekte olan arkadaşlarım da faydalanmış olacak.

Önemli Not : Sorunuzu lütfen aşağıdaki form aracılığı ile iletiniz, mesajınızı doğrudan e-posta ile göndermeyiniz.

————————————————————————————————————————–

ERP Projesi Soru Formu

İsminiz (gerekli)

E-postanız (gerekli)

Firmanız (gerekli)

Bir ERP kullanıyorsanız İsmi

ERP Projeniz Hakkında Sorunuzu Açıklayınız

Soru ve Cevap Yayınlama Hakkında (gerekli)
 İsmim ile beraber yayınlanabilir İsimler hariç yayınlanabilir

Bana Özel Bir Mesajınız Var mı ?

————————————————————————————————————————–

Bu yüzyıl “doğru soruları sorma” yüzyılı

Doğru soruları soranların avantaj kazanabileceği bir iş ortamı içindeyiz. İşletmenize canlılık katabilecek ERP Projeleri en kısa sürede nasıl tamamlayabilir, iş süreçlerinizi nasıl kısaltabilir, hangi verilere odaklanmalısınız … İşinizin detaylarına girerek kendinize en yararlı olacak şartları keşfetmeli ve hayata geçirmelisiniz.

Bu sorular ne işinize yarayabilir ?

- ERP yazılımınızdan memnun olan biri olabilirsiniz belki soracağınız iki soru ile ondan çok daha fazla yararlanabileceksiniz.

- ERP sisteminizden dolayı sıkıntılarınız olabilir, acaba onu değiştirmeli misiniz yoksa tekrar hayata döndürülebilir mi ? Sorularınız ile bulacağınız cevap size yıllar ve binlerce TL para kazandırıp kaybettirebilir.

- Yeni bir ERP yazılımı mı alacaksınız, aldığınız yazılıma para ve en önemlisi zaman harcayacaksınız. İşte sorularınızı sormanın tam zamanı, doğru sorular ile belki çok iyi bir yatırım yapma şansı elde edeceksiniz.

Bu soruları kim cevaplayacak ?

Sorularınızı ben cevaplayacağım. 1980 yılından başlayarak yazılım işinde bulunan, bugüne kadar 3 büyük yazılım projesini (3 adet paket yazılım) yönetmiş, 100′ün üzerinde ERP Projesi içinde bulunmuş birisiyim. Umarım size de yararlı olabilirim. Özgeçmişime bakmak isterseniz tıklayınız >>>

Niçin bu çalışmaya vakit ayırıyorum

Öncelikle bu çalışmanın size takıldığınız konulardan kurtulma bana ise yaşanan problemlerin türlerini ve derinliğini tekrar değerlendirme fırsatını vereceğini düşünüyorum. Bu sayede hem size bir katkım olabilecek hem de bu konuda ileride yapılacak projelere belki ilham verecek.

Diğer yandan birisi bunu yapmalı. ERP Projesi uzun ve zahmetli bir süreçtir,rota kolaylıkla kaybolabilir. Şirketlerin bu konuda fazla danışmanlık alma şansları da yok. Peki nasıl olacak da bilgiyi işleme konusunda zaten bir yığın eksiği olanlar kendi bilgi sistemlerini tek seferde doğru oluşturabilecek !

Ben 31 yıldır bu işin içindeyim, iyisi ile kötüsü ile bir çok olayı yaşadım, Türkiye’nin ilk ticari paket yazılımını hazırlayan şirketin iki ortağından birisiyim (belki bu durum bende bir vicdan azabı da yaratıyor olabilir), aynı filmi tekrar tekrar gördüm, yapılması gerekenler ise çok belli … ama yapılamıyor. Belki bu sayede bazı projeleri düze çıkartabilir, şirketlerinde iyi şeyler yapmak isteyenlere bilgi kaynağı sağlayabilirim .

KOBİ’lerin ERP Projeleri hakkında sorduklarını aşağıdaki listeden izleyebilirsiniz :

Tags: , ,